İskenderpaşa Vakfı

Hakkımızda

İskenderpaşa Vakfı

İskenderpaşa Vakfı Hakkında


Vakfımızın kurucusu İskender Paşa, Osmanlı İmparatorluğu devrinin Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman Han döneminin Vali ve kumandanlarındandır.
Van Valiliği , Erzurum Beylerbeyliği , Diyarbakır Beylerbeyliği, Bağdat Valiliği , Mısır Valiliği gibi önemli görevlerde bulunmuştur. Yaptığı görevler içerisinde en uzun süreyi Diyarbakır'da geçirmiş ve bölgeyi 14 yıl süreyle yönetmiştir. Kendisi Diyarbakır da evlenmiş ve ailesi de kuşaklar boyunca 500 yıl civarında bir süredir kadim kentimizde yaşamaya devam etmiştir.

Mehmet Murat İskenderoğlu, İskender Paşanın 12. Kuşaktan torunudur ve 1992 yılından beri Mütevellilik görevinde bulunmaktadır. İskenderpaşa Vakfı, Mülhak bir vakıftır yani Osmanlı İmparatorluğu zamanında kurulmuş Paşanın kan bağının devam ettiği aileden birisi tarafından yönetilen bir vakıftır. Mülhak vakfın tanımı resmi olarak “Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıflara verilen isimdir. Mülhak vakıflar, vakfiye şartlarına göre Meclis tarafından atanacak yönetici eliyle yönetilir ve temsil edilir.” şeklindedir.

Vakfımızın vakfiyesi Osmanlıca olarak yazılmış ve 200 sayfanın üzerindedir. Yapılacaklar ve yapılması gerekenler çok detaylı bir şekilde yazılmış ve anlatılmıştır. Vakfımız, vakfiyede yazılanlar doğrultusunda yönetilmektedir. Vakfımızda 14 adet hayır şartı bulunmaktadır ve hayır şartlarımız senelik olarak yerine getirilmektedir.


Gazi İskender Paşa, Van Kalesi'nin, İskender Paşa Camii'nin , Diyarbakır İskender Paşa Camii’nin, Ardanuç İskender Paşa Camii’nin, Ahlat Camii'nin , Kanlıca Camii'nin yapım ya da onarımı gibi hayır işlerinde bulunmuştur. İskender Paşa yaptığı hayır hizmetlerinin tarihi süreçte devamlılığını sağlamak için yaptığı hayırlara akarlar ve araziler vakfetmiştir. İskender Paşa vakfının kuruluşu bu amaç doğrultusunda olmuştur. İskender Paşa çocuklarının ve torunlarının geleceğini de düşünmüş Camii ve hayratların onarımı dışında kalan gelir fazlasının da evlatlarına dağıtılmasını vakfiyesinde belirtmiştir.

Paşanın çocukları ve torunları da dedelerinin yolundan gitmişlerdir. Aileye ait birçok vakıf kurulmuştur. Kızı Rukiye hanım vakfı, oğlu Ahmet Paşa vakfı ve torunu Mustafa Paşa vakfı bunlardan bir kaçıdır. Burada dikkat çeken daha sonradan kurulan vakıfların tamamının vakfiyesinin sona ermesi durumunda hepsinin İskender Paşa vakfına intikal etmesi isteğidir. Bu da aile bağlarının ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir.

İskender Paşa Vakfı olarak en büyük özelliğimiz kültürel dokularımıza sahip çıkmak olarak gösterilebilir. Mehmet Murat İskenderoğlu'nun mütevelliliği döneminde ve daha evvelki mütevelliler dönemlerinde aileden miras kalan tarihi dokuları korumaya büyük önem verilmiştir. Vakfımıza ait birçok tarihi nitelikli eser tescil ettirilmiş ve korumaya alınmıştır. Bunlara örnek olarak;


  • Şanlı Urfa'da bulunan değirmenlerimiz restore edilerek küçük bir çarşı haline getirilmiştir.
  • İskender Paşa Konağı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile birlikte restore edilmiş ve ulusal kanallarda yayınlanan bir dizi çekimine ev sahipliği yapmış kentimizin tanıtımına katkı sunmuştur. Çok yakında farklı bir konseptle Diyarbakır turizminin hizmetine girecektir.
  • Bunların dışında İskender Paşa konağının selamlık bölümü içerisinde kalan kısmına 1987 yılında “İskender Paşa İlk öğretim” okulu Vakfımızın katkılarıyla yapılmıştır. Aynı mekan içerisinde Sur ilçesindeki ilk devlet ana okulu olan “İskender Paşa Ana Okulu” 2010 yılında faaliyete girmiştir. Aynı şekilde “İskender Paşa Çok Programlı Anadolu Lisesi” Vakfımızın katkılarıyla yapıldı ve hala eğitim vermeye devam etmektedir.